Cihat Çetinkaya: Geçmiş Politikalarla Bugünkü Denetimler Çelişiyor Çözüm Hukuki Reformdur
Vergi sisteminde geçmiş uygulamalar ile güncel denetim anlayışı arasındaki uyumsuzluğa dikkat çeken Yeminli Mali Müşavir Cihat Çetinkaya, mevcut yaklaşımın hem mükellef güvenini zedelediğini hem de sistemin sürdürülebilirliğini tartışmalı hale getirdiğini belirtti. Çetinkaya, kalıcı çözümün güçlü ve açık bir hukuki zeminde gerçekleştirilecek reformlarla mümkün olacağını ifade etti.
GEÇMİŞTE TEŞVİK EDİLEN VARLIKLAR BUGÜN SORGULANIYOR
Cihat Çetinkaya, geçmiş yıllarda çıkarılan vergi barışları ve düzenlemelerle yurt dışından getirilen varlıkların sorgulanmayacağının açık şekilde ifade edildiğini hatırlattı. Çetinkaya, “Devlet ‘paranı getir, kaynağını sormayacağım’ dedi. Vatandaş da bu güvenle sisteme dahil oldu. Ancak aradan yıllar geçtikten sonra bu varlıkların kazançları üzerinden yeniden sorgulama yapılması ciddi bir çelişki doğurmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
MEVZUATTAKİ BOŞLUKLAR TARTIŞMA YARATIYOR
Çetinkaya, mevcut tartışmaların temelinde mevzuat altyapısındaki eksikliklerin bulunduğunu belirterek, “Mevzuat alt yapısında nereden buldun sorusunun sorulabileceği açık ve net düzenlemeler yokken ve sistem vergi barışı ile şekillenen çeşitli uygulamalarla bugünkü haline evrilmişken mükellefe bu yönde sorular yöneltilmesi vergicilik açısından çok da şık durmamaktadır” ifadelerini kullandı.
GÜVEN DUYGUSU ZEDELENİYOR
Vergi sisteminin temelinde güven ilişkisi bulunduğunu vurgulayan Çetinkaya, geçmişte verilen taahhütlerin farklı yorumlanmasının mükellef nezdinde ciddi bir güvensizlik oluşturduğunu dile getirdi. “Vergi sistemi güven üzerine kuruludur. Dün verilen sözlerin bugün farklı uygulamalarla karşılık bulması, mükellefin sisteme olan inancını zayıflatır” şeklinde konuştu.
MEKTUPLA VERGİCİLİK YAKLAŞIMI ELEŞTİRİLDİ
Son dönemde artan gönüllü uyum mektuplarına da değinen Çetinkaya, bu yöntemin kalıcı bir çözüm üretmediğini belirtti. Çetinkaya, “Mektuplar göndererek izah istemek yerine, güçlü ve net bir hukuki çerçeve oluşturulmalıdır. Aksi takdirde bu yaklaşım geçici bir baskı unsuru olarak algılanır” dedi.
HUKUKİ ZEMİN GÜÇLENDİRİLMELİ
Vergi uygulamalarının sağlam bir hukuki altyapıya dayanması gerektiğini vurgulayan Çetinkaya, “Eğer bir iddia ortaya konuluyorsa bunun somut verilerle desteklenmesi gerekir. Hukuki zemin yeterince güçlü değilse yapılan uygulamalar sistemi daha da karmaşık hale getirir” değerlendirmesinde bulundu.
KAYIT DIŞILIK RİSKİNE DİKKAT ÇEKTİ
Cihat Çetinkaya, mevcut yaklaşımın devam etmesi halinde kayıt dışı ekonominin büyüyebileceği uyarısında bulundu. Çetinkaya, “Adil ve tutarlı bir sistem kurulmadığında dürüst mükellefler dezavantajlı hale gelirken kayıt dışı çalışanlar avantaj elde eder. Bu durum uzun vadede vergi gelirlerini de olumsuz etkiler” ifadelerini kullandı.
UZLAŞMA VE ADALET VURGUSU
Vergi sisteminde uzlaşma mekanizmasının önemine işaret eden Çetinkaya, hatadan kaynaklanan durumlarda devletin yol gösterici bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini belirtti. Bu yaklaşımın ancak adil ve sistematik bir yapı ile desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
YENİ VE BÜTÜNCÜL VERGİ KANUNLARI İHTİYACI
Cihat Çetinkaya, Türkiye’nin temel ihtiyacının yeni ve bütüncül bir vergi sistemi olduğunu vurgulayarak, “Vergi sistemini baştan sona ele alan, adaletli, şeffaf ve sürdürülebilir bir yapı kurulmadan bu sorunların çözülmesi mümkün değildir. Türkiye’nin önceliği bu yönde kapsamlı bir reform olmalıdır” şeklinde konuştu.